24 Aralık 2009 Perşembe

ölü şehir,ölü ev,ölü ben...

Lise yıllarında hayal ettiğim üniversite zamanlarımla şimdi geçirdiğim üniversite zamanlarımın alakası yok maalesef ki...eskiden yine şehir dışında okumak isterdim ailemden rahatsız olduğum için değil kesinlikle tam aksine onlar gibi bi aileye sahip olduğum için çok şanslıyım sadece ne biliim hani 20 yaşında da bi oda da değilde arkadaşlarımla bi evde yaşamanın hayalini kurardım.Tamam şehir dışında okuyorum hatta ülke dışındayım yavru vatan da,tamam ayrı bi evdeyim,tamam ailemden uzaklardayım ama hiçte hayal ettiğim gibi gitmiyo bu yaşam.hatta bıktım çok sıkıldım.hayatım boyunca hiç bi zaman çok fazla arkadaşım olmadı istemedim de zaten az olsun öz olsun diyenlerdendim hep,böyle sürü gibi dolaşanlara uyuz olurdum hatta ama şimdi o sürü gibi dolaşanlara o kadar özeniyorum ki! burda sadece 2 arkadaşım var onlarla da evimi paylaşıyorum 3müzden birisi çıkmak istemediğin de mecburen kös kös oturmak durumunda kalıyoruz eğlenemiyoruz çok fazla ne biliiim işte amaaan öf!! süleyman halinden memnun bütün gün internette maymun gibi dolaşıyo atlıyo daldan dala.fevzi desen oda benim kafama yakın aslında oda pek oturmayı sevmez ama genelde oturur...falan filan tam bağlayamadım sonuç olarak kötü geçiyo günlerim canım inanılmaz sıkılıyo zaten sırf sıkıntıdan yazıyorum buraya da aslında blog'a yazı yazmak gibi bi alışkanlığım yoktur.

-ilerde çocuğum olursa anlatıcak bi üniversite hayıramın olmamasından çok korkuyorum...daha ilk senem ama ilerde de çok bişey değişiceğini sanmıyorum.süleyman eve gelir,arabasıyla ilgili bi dolu muhabbet eder sonra kuzenini anlatır sonra babasını över sonra ablasının güzelliğinden bahseder biraz ondan koyar bundan serpiştirir bizde fevziyle kafaları sallarız dinleriz sonra otururuz bilgisayar başına veyada tvye bakarız ölü gibi....bunlardan mı bahsedicem çocuklarıma? benimki doğmamış çocuğa mektup oldu hakkaten

-geçiş için çabaliicam burda okuyamam bu yıllarımı zehir edemem...etmemeliyim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler