29 Aralık 2009 Salı

.


unutkanlık gördüm.bende unutkanımdır çoğu zaman.ama yok gözde gibisini görmedim şaşılıcak şey artık bu unutkanlıktan çıktı artık bunun tıbta bi karşılığı yok.gözde böyle bişey çok orjinal.çok seviyorum o çok ayrı çok özledim yarın çok güzel olucak tabi karşılamayı unutmassa ehi ehi diyorum.bişeyi kaybeder,unutur geri alır onu sonra bi daha unutur talla allah yau :)

27 Aralık 2009 Pazar

her izlediğimde biraz korkar biraz titrer tüylerim tiken tiken olur.pek fenadır bu adam şimdi olsa neler yapardı merak etmemek mümkün değil.

25 Aralık 2009 Cuma

-güzel günnerimde geçe bilirmiş kıbrısta.
-mehmet hocama sonsuz teşekkürler ederim casino müdürüne saygımı sunarım yaptığı iş teklifi gururumu okşadı ama o işlerde gözüm yok =)

-gözdeyide çok seviyorum çok uzun zamandır kendimde diğildim mutsuzum kelimesini çok kullanıyorum son zamanlarda ama gerçekten öyleyim mutsuzdum ama değişti dün gece ki konuşmamız herşeyi değiştirdi diye bilirim..destek olmak için varım onun başarısıyla gurur duymak için yanındayım,onu çok sevdiğim için yanındayım...

24 Aralık 2009 Perşembe

ölü şehir,ölü ev,ölü ben...

Lise yıllarında hayal ettiğim üniversite zamanlarımla şimdi geçirdiğim üniversite zamanlarımın alakası yok maalesef ki...eskiden yine şehir dışında okumak isterdim ailemden rahatsız olduğum için değil kesinlikle tam aksine onlar gibi bi aileye sahip olduğum için çok şanslıyım sadece ne biliim hani 20 yaşında da bi oda da değilde arkadaşlarımla bi evde yaşamanın hayalini kurardım.Tamam şehir dışında okuyorum hatta ülke dışındayım yavru vatan da,tamam ayrı bi evdeyim,tamam ailemden uzaklardayım ama hiçte hayal ettiğim gibi gitmiyo bu yaşam.hatta bıktım çok sıkıldım.hayatım boyunca hiç bi zaman çok fazla arkadaşım olmadı istemedim de zaten az olsun öz olsun diyenlerdendim hep,böyle sürü gibi dolaşanlara uyuz olurdum hatta ama şimdi o sürü gibi dolaşanlara o kadar özeniyorum ki! burda sadece 2 arkadaşım var onlarla da evimi paylaşıyorum 3müzden birisi çıkmak istemediğin de mecburen kös kös oturmak durumunda kalıyoruz eğlenemiyoruz çok fazla ne biliiim işte amaaan öf!! süleyman halinden memnun bütün gün internette maymun gibi dolaşıyo atlıyo daldan dala.fevzi desen oda benim kafama yakın aslında oda pek oturmayı sevmez ama genelde oturur...falan filan tam bağlayamadım sonuç olarak kötü geçiyo günlerim canım inanılmaz sıkılıyo zaten sırf sıkıntıdan yazıyorum buraya da aslında blog'a yazı yazmak gibi bi alışkanlığım yoktur.

-ilerde çocuğum olursa anlatıcak bi üniversite hayıramın olmamasından çok korkuyorum...daha ilk senem ama ilerde de çok bişey değişiceğini sanmıyorum.süleyman eve gelir,arabasıyla ilgili bi dolu muhabbet eder sonra kuzenini anlatır sonra babasını över sonra ablasının güzelliğinden bahseder biraz ondan koyar bundan serpiştirir bizde fevziyle kafaları sallarız dinleriz sonra otururuz bilgisayar başına veyada tvye bakarız ölü gibi....bunlardan mı bahsedicem çocuklarıma? benimki doğmamış çocuğa mektup oldu hakkaten

-geçiş için çabaliicam burda okuyamam bu yıllarımı zehir edemem...etmemeliyim.

23 Aralık 2009 Çarşamba

.


-alışkanlıklardan vazgeçmek zordur bilirim.

-hastalığımdan kurtuldum gibi eczacı abla çok yardımcı oldu saolsun.ama yardımcısını sevmedim o bana bi başka baktı rahatsız oldum neyse.

-geri kafalıyım ama küpem var.

-yakıyo boncuk sıkma.

22 Aralık 2009 Salı


-bu aralar kendimi çok çaresiz hissediyorum höt desen göt derim garip hissediyorum tedirginim falan iyi diğilim.ama kendime hakim olmam lazım bu durum beni küçük düşürücek gibi geldi.bu sabah yeni bi güne başliicam dedim düzelcem...dediğimide yaptım biraz daha iyiyim

-youla çıkıp koca eskişehirspor camiasıyla dalga geçer gibi yok gelmiicem yok bilmem ne diye sözler sarfetti e tabi bunu duyan rıza çalımbay altta kalır mı hemen bağlandı programa cengaver...şimdi sırayla kapışıyolar.

-okan bayülgen geçen programında "galatasaray lisesine giderken siyasi olaylarla çok uğraştım beni okuldan uzaklaştırdılar bende bodruma gittim annemin yanına kendimi çok kötü hissettim,kimseyle konuşmuyodum,zamanımı kitap okuyarak geçirdim..." gibi bişey söyledi...benim takıldığım bu zamanda öyle bişey olsa okuldan uzaklaşsa gitse kimseyle konuşmasa asosyale bağlasa kendini okumaya mı adardı yoksa bilgisayar başında beyin kalmayana kadar internette takılmaya mı...ozamanların en büyük avantajıydı bence teknolojinin insanları ele geçirmemesi,insanlar zaman öldürmek için kitap okurdu şimdiki gibi yok facebook yok frienfeed bilmem ne gibi sitelerde karı kız peşinde koşturmanın yerine...heh o yüzden bende bilgisayar kullanmama bi kota koydum hayırlı olsun

-tercüman olmakla olmamak arasında çok kararsızım bu aralar...tamam güzel bi meslek oturduğun yerde oturmassın gerçi bi ofis kurup otura bilirsinde sorun o diğil sorun şu ki geleceği çok belirli bi meslek diğil bilim adamları bu tercüme olayına çok kafa yoruyolar mükemmeli bulana kadar da çalışıcaklar e bulduklarında biz tercümanlar olarak elimizde diplomalarla mal gibi kalıcaz...gerçi bunların olmasına daha çok var ama bilmiyorum tırsıyorum hacı.


-hastalık koymuyo hastalık yüzünden saçmalamam bana koyuyo.

-keşke çok gezsem gezdiğim yerler hakkında blog'a yazılar yazsam.öyle bloglara çok imreniyorum

-bu kadar efendim.

20 Aralık 2009 Pazar

zor


dün nazlıyla konuştuklarım aklımdan çıkmadı bana hiç modern diilsin geri kafalı diyee çıkıştı haklı da...ama değişmesi çok zor ben böyle içime atarım bazen dayanamam onada yansıtırım ismini aratırım okurum uyuz olurum ama içime atarım atmalıyım da...her neyse düzelicek bi gün.

İzleyiciler