22 Aralık 2009 Salı


-bu aralar kendimi çok çaresiz hissediyorum höt desen göt derim garip hissediyorum tedirginim falan iyi diğilim.ama kendime hakim olmam lazım bu durum beni küçük düşürücek gibi geldi.bu sabah yeni bi güne başliicam dedim düzelcem...dediğimide yaptım biraz daha iyiyim

-youla çıkıp koca eskişehirspor camiasıyla dalga geçer gibi yok gelmiicem yok bilmem ne diye sözler sarfetti e tabi bunu duyan rıza çalımbay altta kalır mı hemen bağlandı programa cengaver...şimdi sırayla kapışıyolar.

-okan bayülgen geçen programında "galatasaray lisesine giderken siyasi olaylarla çok uğraştım beni okuldan uzaklaştırdılar bende bodruma gittim annemin yanına kendimi çok kötü hissettim,kimseyle konuşmuyodum,zamanımı kitap okuyarak geçirdim..." gibi bişey söyledi...benim takıldığım bu zamanda öyle bişey olsa okuldan uzaklaşsa gitse kimseyle konuşmasa asosyale bağlasa kendini okumaya mı adardı yoksa bilgisayar başında beyin kalmayana kadar internette takılmaya mı...ozamanların en büyük avantajıydı bence teknolojinin insanları ele geçirmemesi,insanlar zaman öldürmek için kitap okurdu şimdiki gibi yok facebook yok frienfeed bilmem ne gibi sitelerde karı kız peşinde koşturmanın yerine...heh o yüzden bende bilgisayar kullanmama bi kota koydum hayırlı olsun

-tercüman olmakla olmamak arasında çok kararsızım bu aralar...tamam güzel bi meslek oturduğun yerde oturmassın gerçi bi ofis kurup otura bilirsinde sorun o diğil sorun şu ki geleceği çok belirli bi meslek diğil bilim adamları bu tercüme olayına çok kafa yoruyolar mükemmeli bulana kadar da çalışıcaklar e bulduklarında biz tercümanlar olarak elimizde diplomalarla mal gibi kalıcaz...gerçi bunların olmasına daha çok var ama bilmiyorum tırsıyorum hacı.


-hastalık koymuyo hastalık yüzünden saçmalamam bana koyuyo.

-keşke çok gezsem gezdiğim yerler hakkında blog'a yazılar yazsam.öyle bloglara çok imreniyorum

-bu kadar efendim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler